Biyografi

Kadim, modern klasik, modern, çağdaş ve dekoratif seramik tasarımı... Antik çağların Anadolu ve Güneydoğu kültür mirasını minimalist çizgilerle buluşturan benzersiz işleriyle çağdaş, klasik ve modern seramik sanatına damgasını vuran Dilan Aksan’ın İstanbul’dan Belçika’ya uzanan hikâyesi.

Dilan Aksan – Seramik Sanatçısı / Tasarımcı
  • Doğum Tarihi: 28 Nisan 1979
  • Doğum Yeri: Mardin / Nusaybin
  • Yaşadığı Yer: Antwerpen, Belçika
  • Konuştuğu Diller: Kürtçe, Türkçe, Flamanca

Toprağın Hafızasına Şekil Veren Bir Sanatçı: Dilan Aksan
Dilan Aksan; elleriyle şekillendirdiği seramiklerde Mezopotamya’nın kadim ruhunu ve Nusaybin’in, Mardin’in çok katmanlı kültürel belleğini çağdaş bir dille yeniden inşa eden bir seramik sanatçısıdır. Onun eserleri, nostaljiyle modernliği buluşturan zarif bir geçiş noktasında durur; geçmişin izlerini geleceğe taşıyan sessiz bir anlatı gibidir.

Eğitim ve Yaşam Yolculuğu
İlk ve ortaokul öğrenimini Nusaybin’de bitirdi. 1994’te ailesiyle birlikte İstanbul’a taşındı. 1997 yılında lise eğitimini İstanbul’da tamamladıktan sonra, küçük yaşlarda edindiği daktilo ve bilgisayar deneyimiyle muhasebe mesleğine adım attı. Yıllarca İstanbul Bahçelievler’de yaşamını sürdürürken, iş yaşamının düzenli ritminde muhasebeci olarak çalıştı.

2014 yılında Belçika’ya yerleştikten sonra toprağın çağrısı içinde yeniden yankı buldu. Bu çağrı, onu 2019-2023 yılları arasında Belçika-Antwerpen Hoboken Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nin Seramik Bölümü’ne götürdü. Dört yıl süren yoğun ve disiplinli bir eğitimin ardından, iki yıllık uzmanlık eğitimi de alarak 2023-2025 yılları arasında "Seramik Uzmanı ve Artist Sanatçı" unvanını kazandı.

Eğitim sürecinde seramiği yalnızca işlevsel bir materyal değil; bir anlatı aracı, bir ruh hali ve bir ifade biçimi olarak gördü. Belçika/Antwerpen’deki müzelerde ve kültürel etkinliklerde gönüllü olarak yer alarak sanatı gündelik hayatın dokusuna dahil etti.

Sanatsal Dil ve İlham
Dilan Aksan’ın seramikleri; doğunun sembollerini, kolektif hafızanın izdüşümlerini ve kimliğin derin katmanlarını barındırır. Babaannesinden yadigâr kalan Mardin çömlekçiliğine dair anılar, onun üretim sürecinde bir ilham perisi gibi başucundadır.

Babaannesinin: "Zamanında buzdolabı yoktu. Seramik testiler, küp su testileri, yoğurt testileri yoğurdu, ayranı ve gül suyu şerbetlerini serin tutardı. Büyük kaseler, güveçler ve sürahiler şerbetler için kullanılırdı." sözleri zihninde yankılanırken, Dilan bu sözlerin ardından bunun sadece bir hatıra değil, aynı zamanda kuşaktan kuşağa taşınan kültürel bir mirasın sesi ve taşıyıcısı olabileceğini düşündü. "Bu kültürü yaşatmak benim için bir onur ve sorumluluktur." diyerek büyük bir heyecanla bu alana yoğunlaştı.

Hatıraların Şekillendirdiği Sanat
Dilan’ın çocukluk hafızasında özel bir yer tutan kırmızı güllerle yapılan gül şerbeti, onun seramiğe olan bağını daha da derinleştirir. Babaannesinin bahçeden topladığı kırmızı güllerle yaptığı şerbeti seramik küplerde saklaması, toprağın hem besleyen hem de saklayan doğasına olan hayranlığını pekiştirir.

Markası: Roza
Dilan Aksan, seramik eserlerini "Roza" adı altında üretmekte ve sanatseverlerle buluşturmaktadır. Bu isim, hem kişisel bir hafızayı hem de kültürel bir sürekliliği simgeler. Her eser, yalnızca bir obje değil, bir zamanın ve ruhun taşıyıcısıdır.

O, seramiği yalnızca bir malzeme olarak değil; bir yaşam biçimi, bir kültürel hafıza dili olarak yorumlar. Dilan Aksan’ın ellerinde toprak, hafızasını ve hikâyesini yeniden dile getirir:

"Hammaddeler, seramik sanatçılarının hayal gücüyle birleştiğinde; sıradan olan, benzersizliğe dönüşür."